Anasayfa EMEK “OHAL ; grev yasakları , işsizlik ve iş cinayetleri demektir”

“OHAL ; grev yasakları , işsizlik ve iş cinayetleri demektir”

Pazar, 03 Aralık 2017 08:38
Yazdır PDF

20171202 142241İstanbul: KHK’lar ile işlerinden ihraç edilen kamu emekçilerin. 41. Haftadaki direnişi dün ( 2 Aralık) Kadıköy Altıyol’da devam etti.

Altıyol’da bir araya gelen emekçilerin eylemine İstanbul İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Kasım ayı iş cinayetleri raporunu açıklamak ve KESK emekçilerine destek vermek için Altıyol’da bir araya geldiler.

Eyleme aynı zamanda Milletvekili Mahmut Tanal ve Levent Tüzel  Ohal’in yarattığı mağduriyetler üzerine gerçekleştirdikleri konuşmalarıyla destek verdi.

İlk sözü alan DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkesoğlu işçi ve emekçilere yönelik artan saldırılara dikkat çekti

İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Kasım ayı iş cinayetleri raporunu direnen emekçilerle birlikte açıkladı. 

Raporu okuyan Tarık Yüce, Güvencesizliği işçi sınıfının çalışma ve yaşam disiplini haline getiren AKP’nin 15 yıllık iktidarı boyunca iş cinayetlerinde 20 binin üzerinde işçi yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek “Yani her gün işe giden yedi sekiz işçi evine geri dönemiyor” diyerek  “İşçi sınıfına yapılan bu ‘planlanmış politik cinayetlerin katili ise ne iş makinası ne işçi hatasıdır Asıl katil neo-liberal sermaye hareketinin ‘düşük maliyet stratejisi’; yani ucuz ve güvencesiz işsizliktir”  dedi.

Açıklamanın devamında İş Sağlığı ve Genel Müdürü Orhan Koç’un “iş kazası tanımını daraltacaklarını ve iş sağlığı güvenliğinde Türkiye’nin iyi bir yere geldi” ifadelerine tepki göstererek “Güneş balçıkla sıvanmaz. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak Kasım ayında en az 170 ve yılın ilk on bir ayında ise en az 1851 işçinin yaşamını yitirdiğini tespit ettik” dedi.

İş’te Sokak’ta OHAL’e Karşı DirenİŞÇİ…

İşçilerin yaşam ve çalışma koşulların zaten kötü olduğu bu süreçte OHAL’in eklenmesiyle birlikte son derece zayıf olan emekçilerin iş güvencelerini koruyan yasaları fiilen ortadan kaldırmaya yöneldiğine ve devletin grevleri yasaklamalarıyla sendikal faaliyetlerin terör örgütlüğünde tutuklamalara dönüştüğü belirten Yüce, dönemde “işçilerin ses çıkarmamaya dönük bir despotik rejim kurulmaya çalışıyor” denildi.

Son olarak OHAL ile birlikte kiralık işçi ile birlikte birçok sosyal hakların geriletildiğine ve işsizlik gibi, aşırı çalışama gibi durumlar da ölümlerin arttığına dikkat çekerek, “OHAL ile birlikte iş çinayetlerinin yüzde 10 artması ve OHAL’in on altı ayda 2719 işçinin yaşamının yitirmesi gerçeğini tüm yaşananları özetlediğini ve Mücadeleyi sınıfsal özünden koparamayız tüm emekçi arkadaşlarımızı eşitlik özgürlük ve yaşamak için mücadele etmeye çağırıyoruz” denilerek açıklama sonlandırıldı.

İSİG raporunun açıklanmasının ardından KESK’li emekçiler, Nuriye Gülmen’in bırakılmasının ardından şimdi verilen birtakım cezalarla işine geri dönmesinin önü tıkanmaya çalışıldığını belirtti.

Eylem daha sonra sloganlar eşliğinde coşkulu katılımla birlikte halaylarla devam etti.