Anasayfa Güncel HBDH: Çaresiz Değilsiniz

HBDH: Çaresiz Değilsiniz

Pazartesi, 12 Mart 2018 13:20
Yazdır PDF

HBDH Yürütme Komitesi, kuruluş ilanının ikinci yılına ilişkin yayımladığı açıklamada, “Nefes aldığımız her gün katillerden hesap soracağız, onların halkımıza yaşattıkları cehennemi biz de onlara bu dünyada yaşatacağız” dedi.

hbdhH. Merkezi: Kuruluşunun ikinci yılı dönümü vesilesiyle yayımladığı açıklamayla, halklara çaresiz olmadığı belirten, Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH), “faşizan uygulamalar karşısında direnişin en önünde olmak halkımıza verilmiş sözümüzdür” vurgusunda bulundu.

HBDH, “Geride bıraktığımız iki yıla damgasını vuran, hareketimizin faşizme karşı direniş ve mücadele pratiği olmuştur. Türkiye işçi sınıfı ve ezilenlerin ortak mücadele birliği olarak HBDH'nin kuruluş gerekçeleri günümüze değin güncelliğini korumaktadır” dedi.

Türkiye ve Kürdistan'daki duruma dikkat çeken ve Mart ayında katledilenleri anan HBDH, “Faşizm ülkemizi bir halklar hapishanesine çevirmiş bulunuyor. Ülkede en temel demokratik haklar yasaklanıyor. Erdoğan rejimini eleştiren herkes faşizmin hedefi durumuna gelmiş bulunuyor. Bugün faşizm Efrîn'e saldırıyor. Gerçekleştirdiği saldırı ile Kürt halkının Rojava devrimiyle elde ettiği bütün kazanımları hedeflemektedir. Zira AKP-MHP faşizmini Rojava devriminin kazanımlarını boğarak Kuzey Kürdistan topraklarına ve Türkiye topraklarında faşizmi tahkim etmek istemektedir” diye kaydetti.

 

Efrîn savaşı işçi sınıfı için turnusoldur

Efrîn savaşının Türkiye işçi sınıfı ve ezilenleri için bir turnusol olduğunu belirten HBDH, “Türkiyeli devrimcilerin temel görevi AKP-MHP faşizminin Efrîn'de yenilgiye uğratmasıdır. İşçi sınıfı ve emekçiler faşizmin kirli savaşına karşı çıkmalıdır. Faşizm, savaşın bütün kurallarını yok sayarak sivilleri katletmekte, teknik imkanları kullanarak devrimci güçleri yenilgiye uğratmaya çalışmaktadır. Bütün teknik üstünlüğe rağmen tarihsel haklılığa dayanan Efrîn direnişi 21 Ocak tarihinden bu güne her geçen gün daha da büyüyerek gelişmektedir. Dünyanın en büyük ordularına sahip olan TC Devleti bütün olanaklarını kullanmasına rağmen Efrîn halkının haklı direnişi karşısında çaresiz kalmaktadır. Direnişin geldiği boyut açısından, insanüstü bir iradeyle direnen devrimciler karşısında faşizmin prestiji her geçen gün yerle bir olmaktadır” diye belirtti.

 

“Devrimci savaşımızı her yere yayacağımızın sözünü veriyoruz”

HBDH bileşenlerinin Türkiye ve Kürdistan'da faşizme karşı mücadelenin en önünde yer aldıklarına dikkat çekilen açıklamada “İbrahim Kaypakkayaların, Mahir Çayanların, Deniz Gezmişlerin açtığı devrim yolunda şehitler vererek sosyalizm mücadelesini kararlıca sürdürüyoruz. Ulaş Bayraktaroğlu, Ulaş Adalı, Alişer Deniz, Nubar Ozanyan, Delal Amed, Ulaş Bardakçı, Nurhak Cem ve Sinan Ateş gibi HBDH'nin kuruluş ve mücadele sürecinde emek vermiş yoldaşlarımız şehit oldu. Bu yoldaşların mücadele mirası Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimciler tarafından yaşatılmaktadır. HBDH, geçmişten bugüne aralıksız süren sosyalizm ve devrim mücadelesinin öncüsü olma kararlılığı ve iddiasını taşımaya devam edecektir. Bu örnek devrimcilerin açtığı yoldan yürümek onların mücadelesini zafere ulaştırmak bizlere düşen tarihsel bir görevdir. Tüm HBDH şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, mücadele bayrağını yükselteceğimizin, devrimci savaşımızı Türkiye ve Kürdistan'ın her yerine yayacağımızın sözünü veriyoruz” denildi.

 

Devrimciler büyük sorumluluklarla karşı karşıya

Bugün faşizmin karşısında savaşan devrimciler her zamankinden büyük bir sorumlulukla karşı karşıyadır” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

Bu sorumluluğun pratiği, faşizmin Türkiye ve Kürdistan halklarına dayattığı halklar hapishanesinin duvarlarını birer birer yıkmaktır. İki yıllık mücadele süreci göstermiştir ki faşizme karşı birleşik bir direniş ile mücadele edilebilir. AKP-MHP faşizmine karşı ancak devrimci-demokratik-yurtsever kesimler birlik olursa, güçlerini birleştirir ve direniş temelinde ortak hareket ederlerse başarı sağlanabilir. HBDH kuruluşundan bu yana faşizme karşı birlik olmayı öncelikli görev olarak belirlemiş, tüm askeri, siyasi ve toplumsal çalışmalarında birlik ruhunu korumaya, geliştirmeye çalışmıştır.

12 Mart 1995'de Gazi'de devlet güçleri büyük bir katliam gerçekleştirdiler. Gazi halkı bu katliam karşısında direnerek öfkesini sokaklara taşıdı. Gazi başta olmak üzere İstanbul'un yoksul gecekondu mahallerinde katillerden hesap sormak için halkımız sokaklara çıktı. O gün Gazi katliamını gerçekleştirenler bugün Efrîn'de ve Kürdistan'ın bütün parçalarında katliamlara imza atanlardır. Türkiye işçi sınıfına ve ezilenlere zulmedenlerdir.

12 Mart 2004 tarihinde Qamişlo halkına dönük olarak Suriye rejimi tarafından gerçekleştirilen katliamı kınıyoruz. Rojava halkının katliamcılara karşı verdiği direnişi selamlıyor, katliamcılara karşı Rojava devrimini daha fazla sahiplenmeye, korumaya ve desteklemeye çağırıyoruz.

16 Mart 1988'de Halepçe'de Kürt halkına dönük olarak gerçekleşen katliam sömürgecilerin Kürt halkını imha etme pratiğidir. Dün Cizre'de, Sur'da ve Nusaybin'de gerçekleşen katliamların mantığı Halepçe katliamıyla aynıdır. Bugün Efrîn'e saldıran faşizmin pratiği de aynı mantığın ürünüdür.

16 Mart 1978 tarihinde İstanbul Beyazıt meydanında gerçekleşen öğrenci katliamı devrimci gençlik hareketine dönük olarak planlı bir katliamdır. O dönem yükselen devrimci gençlik hareketi üniversitelerin sınırlarını aşarak toplumun geri kalanıyla buluşmaya başlamıştı. Gerçekleşen katliamın amacı devrimci gençliğin toplumun diğer kesimleriyle buluşmasını engellemektir.

Bizler Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimciler olarak HBDH'ı tam da bu katliamların hesabını sormak için kurduk. Dün, bugün ve yarın bedeli ne olursa olsun halklarımıza dönük olarak gerçekleşen her katliamın hesabını soracağız.

 

“Çaresiz değilsiniz”

Halka “çaresiz değilsiniz” diyen HBDH, “HBDH, faşizme karşı mücadele etmede öncü bir role sahiptir. Bugün Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimcilerin ortak mücadele zemini olan HBDH, halkımıza karşı işlenmiş hiç bir suçu unutmayacaktır. AKP-MHP faşist iktidarı tarihsel olarak gerçekleşmiş bütün katliamların iktidarları şahsında birleştirmişlerdir. Onlar hiçbir kural tanımadan işçi sınıfı ve ezilenlere saldırmaktadırlar. Onların en temel insan haklarını yok sayan faşizan uygulamaları karşısında direnişin en önünde olmak halkımıza verilmiş sözümüzdür. Nefes aldığımız her gün katillerden hesap soracağız, onların halkımıza yaşattıkları cehennemi biz de onlara bu dünyada yaşatacağız” dedi.

 

Açıklamanın devamında HBDH şu ifadeleri kullandı:

Bugün Türkiye ve Kürdistan devriminin iç içe geçtiği bir tarihsel kesitteyiz. Bütün olanak ve imkanlarımızı kullanarak Birleşik Devrim mücadelesine güç vermeliyiz. AKP-MHP faşizmine karşı en geniş birliği sağlamak için toplumun tüm ilerici, demokratik kesimlerini, işçi sınıfını, kadınları daha fazla çaba göstermeye, eylem yapmaya, örgütlenmeye çağırıyoruz. Faşizme karşı direniş içinde olmakla birlik ve ortak mücadele gelişecektir. Devrimci, demokratik ve yurtsever gençliği birleşik devrim mücadelemizi daha fazla sahiplenmeye, HBDH saflarına katılmaya, direnişi yükseltmeye, güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz. Faşizmden hesabı ancak ona karşı savaşan devrimciler sorabilir. Bu bilinçle HBDH'nin 2. yılı tüm işçi sınıfı ve ezilenlere kutlu olsun.”


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

og 167

Alt Menü