Anasayfa Güncel İç Anadolu’da 19’u ağır 132 hasta tutuklu bulunuyor

İç Anadolu’da 19’u ağır 132 hasta tutuklu bulunuyor

Salı, 13 Mart 2018 09:34
Yazdır PDF

İHD Ankara Şubesi’nin 2018 yılının Ocak-Mart tarihlerini kapsayan İç Anadolu Hapishaneleri Hasta Mahpuslar Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, bölge hapishanelerinde 19’u ağır 132 hasta tutuklu bulunuyor.

Hasta tutsak serbest bırakılsınH. Merkezi: İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nin “2018 Ocak-Mart İç Anadolu Hapishaneleri Hasta Mahpuslar Raporu”na göre, bölge cezaevlerinde 19’u ağır 132 hasta tutuklu bulunuyor. Raporda, “Ağır hasta tutukluların infazı acilen durdurulmalı” çağrısı yapıldı. Şubenin hazırladığı rapora göre, ayrıca 32 hasta tutukluya ilişkin de “Kontrol altında tutulması gereken ve ağır olabilecek şekilde riskli olan hastalar” notu bulunuyor.

Hasta tutuklular ile yakınları tarafından İHD’ye yazılan mektuplar, ailelerin derneğe yaptığı başvurular ve avukatların müvekkillerinin durumuyla ilgili yaptıkları başvurular sonucu hazırlanan raporda İç Anadolu Bölgesi’ndeki hapishanelerde kalan hasta tutukluların bir kısmının yerinin tespit edilemediği de ayrıca not edilerek belirtiliyor. Bu durumla birlikte hasta tutuklu sayısının daha yüksek rakamlarda olabileceği belirtiliyor.

 

Hapishane fiziki koşulları hastalık sebebi!

Raporda, hapishanelerdeki fiziki koşulların da tutukluların hastalanmasına etken olduğu belirtilerek, iklim şartları, hijyenik koşullar, beslenme sorunları, havalandırma kısıtlamaları, ısıtma sistemlerindeki yetersizlikler gibi etkenlerin de hastalanma için etken olduğu ifade edildi.

Raporda ayrıca, tutukluların yeterince hareket imkanına sahip olmaması, sportif faaliyetlerden yeterince (bazen hiç) yararlandırılmamaları, havalandırma kapılarının erken kapatılması nedeniyle güneşten, gün ışığından yeterince yararlanamamaları, kişisel temizlik malzemelerinin mahkumların ellerinden alınmasından kaynaklanan ortak kullanım zorunluluğunun bulaşıcı hastalık riskini artırması, kimi hapishanelerde sıcak suyun yeterince verilmiyor olması, bazı kronik hastalıkların hapishanenin bulunduğu yerin iklim şartlarından kaynaklı olması veya hastalığı ağırlaştırması durumları, hapishanelerde sağlık sorunlarının artmasına neden olduğu yönünde tespitler yer alıyor.

 

Hasta tutukluların yaşadıkları temel sorunlara ilişkin ise şu bilgiler yer aldı:

Hapishanelerde yeterli sayıda doktor ve uzman doktor bulunmamaktadır. Pek çok hapishanede haftada sadece iki yarım gün doktor bulunmaktadır. Özellikle kalabalık hapishanelerde, bu süre yetersizdir ve hastalar başvurularından çok sonra doktora çıkabilmektedir.

* Hastaların sağlık dosyalarının üzerine örgüt ismi yazılması gerek sevklerinde gittikleri doktorun, gerekse diğer sağlık personelinin hasmane tutumlarına neden olabilmekte, hasta-doktor ilişkisi zarar görmektedir.

* Mahkumlara çoğunlukla kelepçe açılmadan muayene dayatılmaktadır. Birçok hasta mahpus kelepçeli muayene ve tedaviyi kabul etmedikleri için hiçbir işlem yapılamadan tekrar hapishaneye geri getirilmektedirler.

* Bazı hasta mahpuslar, özelikle son dönemde, tetkik sonuçlarının ve raporlarının, talep etmelerine rağmen kendilerine verilmediğini iddia etmektedirler. Bu durum hastaları bilinmezliğe, hastalığı hakkında kuşkuya sürüklemektedir.

* Mahpusların, gerek hapishane revirine çıkarılmalarında gerekse hastane sevklerinde aksamalar yaşamaktadırlar.

* Raporlarında periyodik kontrol yapılmasının gerekli olduğu belirtilen hasta mahpusların bu kontrolleri, sağlık raporlarında belirtilen sürelerde yapılmamaktadır.

* Yapılan işlemler çoğunlukla, tam iyileşme sağlamaktan ziyade, ağrıları azaltma, süreci uzatma, kontrol altında tutma gibi işlemlerdir. Hastalıklar kronikleşmekte, kesin tedavi sağlanamamaktadır. Bu durum hasta mahpusları gerek fiziki gerekse psikolojik olarak olumsuz etkilemekte, hastalık sürecini kötüleştirmekte ve yeni hastalıklara sebep olmaktadır.

* Daha önce bulundukları illerde tedavileri yapılan mahpusların sevk edildikleri illerdeki yetersiz imkanlar ve hapishanelerdeki uygulamalardan dolayı tedavileri neredeyse durma noktasına gelmiştir.

* Bazı hasta mahpusların tedavileri için gerekli olan ilaçlar idare tarafından karşılanmamış, mahpusun da maddi imkanları olmadığından ilaçla tedaviler aksamıştır.

* Hastalığı nedeniyle kendi başına hayatını sürdüremeyecek durumdaki hastaların, infazın ertelenmesi başvuruları kabul edilmemektedir, bu da sağlık durumlarını kötüleştirmekte, ölüm sınırına kadar getirmektedir.

* Çoklu hastalıkları olan mahpusların bazı hastalıkları için hastane sevkleri yapılmakta, diğer bazı hastalıkları için ise neredeyse yıllardır tetkik ve tedavi yapılmamaktadır.

* Uzman doktorun teşhis ve tedavisinin gerektiği durumlarda, zaman zaman, hasta mahpus pratisyen doktor kontrolüne tabi tutulmaktadır.

* Uzun zaman hastalıklarla mücadele eden ve olumlu sonuç alamayan mahpuslar ilaca bağımlı halde yaşamak zorundadır. Uzun süreli ilaç kullanımı bedenlerinde tahribata neden olmaktadır.

* Bazı hasta mahpusların diyet yemeklerle beslenmesi gerekmektedir. Ancak kendilerine verilen yemekler, diyetlerine uygun değildir. Maddi imkanı olmayanların durumu bu açıdan oldukça zordur.

* Bazı ağır hasta mahpusların kendi özel durumlarından dolayı, geçirdikleri operasyonlarda yanlarında refakatçi kalması gerekmesine rağmen talepleri karşılanmamakta, hasta kendi başına bırakılmaktadır. Bu durum hastanın yaşamını dahi riske sokmaktadır.

* Özellikle atak geçiren hasta mahpusların sağlıklı mahpusların yanında ve kalabalık koğuşlarda olması gerekmektedir. F Tipi veya hücrede kalmaları onlar için hayati risk oluşturmaktadır.

* Hasta mahpuslar, hastane sevklerinde, muayene edilinceye kadar, ring araçlarında kelepçeli olarak bekletilmektedirler. Bir kısım hasta mahpus sırf bu nedenden ötürü hastaneye dahi gitmek istememektedir.

 

“Hasta tutukluların infazı acilen durdurulmalı”

Hasta tutukluların yaşadıkları temel sorunların tespitinin yapıldığı raporda, çözüm olarak yer alan talepler ise şu şekilde: “Türkiye hapishanelerinde bulunan hasta mahpusların acil ve kalıcı tedavilerinin yapılması, hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan/yapılmayan hasta mahpusların da acilen infazlarının durdurulması gerekmektedir. Hapishanelerdeki sağlık personeli sayısı arttırılmalıdır. Hastaların ring araçları ile değil, ambulanslar ile hastanelere sevkleri sağlanmalıdır. Hastaların revire çıkarılmaları, hastaneye sevkleri hızlandırılmalıdır. Teşhis, tedavi ve kontrollerinin uzman doktorlar tarafından yapılması sağlanmalıdır. Tam teşekküllü hastanelerde tedavilerinin yapılması gereken hastalar, bu hastanelerin bulunduğu illerdeki hapishanelere gönderilmelidir. Kronik hastalıkları iklim koşulları nedeniyle kötüleşen mahpuslar, iklim koşulları hastalıklarına uygun yerlerdeki hapishanelere, kendi talepleri doğrultusunda sevk edilmelidir. Yaşamlarını başkalarının yardımı ile sürdüren mahpusların ya rehabilitasyon tipi hapishanelere sevk edilmesi ya da infazlarının ertelenmesi sağlanmalıdır. Kelepçeli muayene ve tedavi yöntemi uygulamasından vazgeçilmelidir. Hapishanelere bağımsız sağlık kurumlarının girmesine ve inceleme yapmasına izin verilmelidir. Hasta Mahpusların kimi yerlerde raporlarının kendilerine verilmemesi gibi bir uygulama ortadan kaldırılmalıdır. Tek başına kalması yaşamsal risk taşıyan mahpusların ‘Ağırlaştırılmış’ dahi olsalar hastalık durumları göz önüne alınarak daha kalabalık olan koğuşlarda kalması sağlanmalıdır.


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

og 167

Alt Menü